Hücreler

Hücrenin yapısını incelerken karşımıza iki türlü hücre çıkmaktadır. Bunlar prokaryot ve ökaryot hücrelerdir. Prokaryot hücreler çok gelişmiş hücreler değildir ve bakterilerarkeler gibi canlılarda görülür. Ökaryot hücreler ise çok gelişmiş hücrelerdir ve bitkiler alemi, hayvanlar alemi gibi canlılarda görülür.

Sponsorlu Bağlantılar

Hücrenin bölümlerini incelerken bu yazımızda ökaryot hücreleri esas alacağız.

Ökaryot hücrelerde hücre zarı, sitoplazma ve çekirdek ortaktır. Ökaryot hücrelerde yaşamsal faaliyetler hücre zarı, sitoplazma ve organellerde gerçekleşir. Bu hücreler çok hücrelidir ve canlılığın devamı bu hücrelerde sağlanır. Canlıları meydana getiren hücrelerin genellikle yapı ve özellik bakımından birbirine bezer. Ancak sayı, şekil ve büyüklük bakımından farklılık göstermektedir.

Ökaryot hücreler hakkında kısaca bilgi verdik. Ökaryot hücreler prokaryot hakkında detaylı bilgi için aşağıdaki linke tıklayınız.

Bkz: Ökaryot Hücreler ve Prokaryot Hücreler

Hücrenin Kısımları

Ökaryot hücreler 3 ana bölümden oluşur. Bunlar;

  1. Hücre zarı
  2. Sitoplazma
  3. Çekirdek

Şimdi bu üç bölümü tek tek inceleyelim.

1- Hücre Zarı

Hücre Zarı: Hücreye şekil veren, hücreyi koruyan ve hücreyi dış ortamdan ayıran, canlı, esnek, ince, seçici geçirgen yapıya hücre zarı denir.

Hücre Zarının Yapısı: Hücre zarının yapısı akıcı-mozaik zar modeli olarak adlandırılır. Bu modele göre hücre zarı protein, lipit ve karbonhidrat moleküllerinden oluşmaktadır. Hücre zarındaki lipitler çoğunlukla fosfolipit yapıdadır.

Hücre Zarının Görevi: Hücreye şekil verir, hücreyi korur, hücreyi sararak dağılmasını önler. Hücreyi dış ortamdan ayırır.

Hücre zarının yapısını biraz daha detaylı incelemek gerekirse;

Fosfolipit nedir?: Gliserin ya da sfingozine bağlı olarak aynı ya da farklı tip yağ asidi yan zincirleri, fosforik asit ve buna bağlı kolin, serin, inozitol, etânolamin ya da gliserin taşıyan ve zarlarda bol bulunan amfipatik lipit gurubuna denir.

Hücre zarını alttan ve üstten saran bir fosfolipit tabakası söz konusudur.  Çift katlı fosfolipit tabakası esnektir ve sürekli hareket halindedir. Bu sayede hücre zarı akıcılık özelliği kazanmış olur. Fosfolipitlerin baş kısmı dışa dönüktür ve fosfat-gliserol içerir. Kuyruk kısmı ise içe dönüktür ve yağ asitlerinden oluşur.  kuyruk kısmı ise içe dönüktür. Fosfolipitlerin hücre dışına bakan baş kısımları hidrofilik yani suda çözünür yapıdadır, iç tarafa bakan kuyruk kısımları ise hidrofobik yani suda çözünmez yapıdadır. Dolayısı ile suyun hücreye girişi ve çıkışı fosfolipit tabaka büyük oranda engellenir.

Hücre zarının dış kısmında protein ve lipitlere bağlı olarak karbonhidratlar bulunur. Hücre zarında uyarıları algılayan reseptör olarak görev yapan, hücrelerin birbirini tanımasını sağlayan ve hücre zarının seçici geçirgenliğini denetleyen moleküller glikoproteinler ve glikolipitlerdir. Bu glikoproteinler ve glikolipitler her hücrede farklı dağılıma ve miktara sahiptir. Bu biyokimyasal özellikleri sayesinde hücrenin özgüllüğünü sağlar, hücrenin kimliğini belirler ve hücreye antijenik özellik kazandırır.

Hayvan hücrelerinde hücre zarına sağlamlık ve esneklik veren, kolesterol molekülüdür.
Bitki ve mantar hücreleri ile prokaryot hücrelerde hücre zarını koruyan hücrenin dış kısmında bulunan hücre duvarıdır. Bu hücre duvarı bitkilerde selülozdan yapılmış, mantarlarda kitinden yapılmış, bakteri ve arkelerde ise farklı farklı maddelerden yapılmıştır. Hücreyi dış ve iç etkilere karşı koruyan duvar, cansızdır ve üzerindeki geçitler sayesinde tam geçirgendir.

Hücre zarından madde geçişleri ise küçük moleküllerin geçişi ve büyük moleküllerin geçişinde farklılık gösterir. Küçük moleküllerin hücre zarından geçişi pasif taşıma (difüzyon, osmoz) ve aktif talıma şeklinde gerçekleşir. Büyük moleküllerin hücre zarından geçişi ise endositoz ve ekzositoz yoluyla gerçekleşir.

Ayrıca bkz: Hücre Zarından Madde Geçişleri

2- Sitoplazma

 

3- Çekirdek

Paylaş

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin